Selenyum nedir Faydaları Nelerdir?

Selenyum vücudumuz tarafından üretilmeyen ancak vücudun sağlıklı kalması için ihtiyaç duyduğu bir mineraldir. Faydaları saymakla bitmeyen selenyuma neredeyse tüm organlarımızın ihtiyacı vardır. Peki selenyum nedir? Selenyum eksikliği neden olur?

Oldukça önemli bir mineral olan selenyum, DNA fonksiyonlarının, tiroid bezlerinin ve bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışması için gereklidir. Eksikliğinde bazı hastalıkların meydana geldiği selenyum ne işe yarar? Selenyum eksikliği belirtileri nelerdir? İşte konu hakkında merak ettiğiniz tüm detaylar…

Selenyum Nedir? Ne İşe Yarar?

Selenyum vücut tarafından üretilmeyen sadece besinlerden alınabilen antioksidan bir mineraldir. Selenyumun dört doğal durumu vardır. Bunlar temel selenyum, selenid, selenit ve selenattır. Antioksidanlar oluşturmak için vücuttaki proteinlerle birleşerek hücrelerin serbest radikal hasarlarından korunmasını sağlar. Selenyum bakımından zengin besinleri beslenme programınıza dahil etmeniz bağışıklık sisteminizin daha düzgün çalışmasına yardımcı olur. E vitamini ve farklı antioksidanlar ile etkileşime girerek hastalığa sebebiyet verebilecek mutasyonlara ve DNA hasarlarına karşı koruma sağlar.

Selenyumun Faydaları Nelerdir?

Selenyumun faydası saymakla bitmez. Ancak faydasını görebilmek için ister beslenme programınıza selenyum içeren besinler dahil edebilir isterseniz de selenyum içeren takviyeler kullanabilirsiniz. Tabi bu herhangi bir takviyeye başlamadan önce konu hakkında mutlaka doktora bir danışılmasında fayda vardır. Selenyumun faydalarını şu şekilde sıralamak mümkündür:

• Saç ve tırnak gelişiminde önemli bir rolü vardır

• Kemoterapinin yan etkilerinin azaltılmasına yardımcı olur

Tiroid bezinin çalışmasına yardımcı olur

• Antioksidan özelliğe sahiptir

• Kanserojen maddelerin etkisini azaltmaya yardımcı olur

• Vücuttaki iltihapları iyileştirmeye destek olur

• Yaşlanmayı geciktirir, hücrelerin genç kalmasını sağlar

• Bağışıklık sistemini

n sağlıklı çalışmasını sağlar

• Saçlı derideki mantar ve kepek problemini azaltmak ve önlemek için şampuanların içine konulur

Selenyum Eksikliğinin Sebepleri

Selenyum eksikliğinin en bilinen sebepleri şunlardır:

• Çeşitli karaciğer, safra kesesi, pankreas ve böbrek hastalıkları

• Alkolizm

• Antiasit, antibiyotik, müshil ve diüretik gibi ilaçların çok kullanılması

• HIV

• Crohn hastalığı

• Beslenme alışkanlıkları
• Kadınlarda menopoz sonrasında hamilelik ve adet dönemleri

• Bazen ise selenyum içeren besinler bolca tüketiliyor olsa bile besinlerin sindirim ve emilimi ile ilgili problemler sebebiyle vücuda gereken selenyum sağlanamayabilir ve selenyum eksikliği görülebilir.

Selenyum Eksikliği Nasıl Tespit Edilir?

Selenyum eksikliğinden dolayı sizi riske sokan bir rahatsızlığınız varsa ya da selenyum takviyesine ihtiyacınız olup olmadığını anlamak için test yaptırmak isteyebilirsiniz. Bu test kan ya da saç teli yapılabilmektedir. Saç testinin sonuçları selenyum vücudun farklı yerlerinde farklı miktarlarda depolandığından yanıltıcı olabilir. Kan testi ise sadece son zamanlarda alınan selenyum miktarını gösterir. Fakat büyük bir risk altında olmadığınız sürece ve doktorunuz bu testi istemedikçe yaptırmanıza gerek yoktur.

Selenyum Eksikliğinin Belirtileri Nedir?

Selenyum eksikliğinin basit belirtileri olabileceği gibi bazı hastalıkların oluşumunda da direkt etkili olabilir. En bilinen selenyum eksikliği belirtileri şu şekildedir:

• Kolesterol yüksekliği

• Kısırlık

• Halsizlik ve uyuşukluk hissi

Zihin bulanıklığı

• Saçlarda dökülme

• Tırnak yatağında beyazlama

• Bağışıklık sisteminin güçsüzleşmesi

• Kas güçsüzlüğü

Selenyum İçeren Besinler

Selenyumun selenat ve selenit olmak üzere iki tipi ağırlıklı olarak suda bulunurken, diğer iki tip toprakta ve topraktan geçerek gıda kaynaklarında bulunur. İnsanlar için, mineral alımının ilk yolu besinler, ardından su ve daha sonra ise havadır. Besinin ne kadar selenyum içerdiği yetiştiği toprak ile doğrudan bağlantılıdır. Çünkü besinler selenyum mineralini yetiştiği topraktan almaktadır. Pişirildiği zaman besinde bulunan selenyum miktarının yüzde 50’ye kadar düşebildiği gözlemlenmiştir.

• Brezilya Fındığı: Günde 1 ila 5 adet Brezilya fındığı günlük selenyum ihtiyacını karşılayabilecek miktar olarak söylenebilir.
• Hindi ve tavuk gibi kümes hayvanları: Hindi etinde 30 mikrograma kadar selenyum bulunabilir.
• Deniz Mahsülleri: Orkinos balığında, 30 gramda ortalama 90 mikrogram selenyum bulunur. Sardalya, istiridye, karides ve somonda ise 40 ile 60 gram arasında selenyum bulunabilir.
• Makarna çeşitleri, tam buğday ekmekleri, ve tahıl gevrekleri selenyum bakımından porsiyon başına 40 mg’a kadar zenginleştirilebilir.

Yumurta
• Soğan
• Ay çekirdeği
• Mantar
• Sarımsak
• Chia Tohumu
• Bebekler için anne sütü

Selenyum İçin Önerilen Günlük Doz Miktarları

Doktorlar, selenyum yönünden zengin besinleri tüketmenin selenyumun faydalarından yararlanabilmek için en etkili yöntem olduğunu belirtiyorlar. Ancak doktorunuza danışmadan yüksek miktarda selenyum takviyesi almak hatta herhangi bir takviye almak istenmeyen sonuçlara sebep olabilir.

Selenyumun tolere edilebilir üst sınırı günde 400 mikrogramdır. Günlük doz miktarı kişilerin yaşlarına göre değişiklik gösterir.

1-3 yaş arası çocuklar: 20 mikrogram

• 4-8 yaş arası çocuklar: 30 mikrogram

• 9-13 yaş arası çocuklar: 40 mikrogram

14 yaş üstü çocuklar ve yetişkinler: 55 mikrogram

• Hamile kadınlar: 60 mikrogram

• Emziren kadınlar: 70 mikrogram

Selenyum Yüksekliği

Selenyum toksisitesi endüstriyel selenyuma maruz kalmadıkça çok sık rastlanan bir durum değildir. Besin yoluyla selenyum değerlerinizi aşırı yükseltmek mümkün değilken günlük alınması gereken miktarın çok üzerinde alınan takviyeler sonucu selenyumun toksik etkilerinin görülme olasılığı fazladır. Bu durumdan kaçınmak için tüm takviyelerin doktor gözetiminde alınması gerekir. Selenyum yüksekliği belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz:

• Baş dönmesi

• Ağızda sarımsak kokusu

• Dişlerde bozukluk

• Mide bulantısı ve kusma

• Yüzde kızarma

• Titreme

• Deri ve sinir sistemi lezyonları

• Anormal refleksler ve kısmi felç

• Çok ağır ve nadir vakalarda, ciddi bağırsak ve nörolojik semptomlara, kalp krizine, böbrek yetmezliğine ve hatta ölüme bile neden olabilir.

                                   Haber Merkezi.

Leave A Reply

Your email address will not be published.