Ülkücü Hareketin İlk Şehidi Ruhi Kılıçkıran,ıRahmet ve şükranla Anıyoruz Ruhun Şad Olsun

RUHİ KILIÇKIRAN 4 0cak 1968
Kutlu Davamızın İlk Şehidi… Şehitler Kervanının Yolbaşçısı
1968 yılı Öğrenci hareketlerinin en yoğun olduğu yılların başında gelmektedir. Üniversiteler kandırılmış gençlerle doludur.
Öğrencilerin bir çoğu Moskova’nın bayrağını sallamaktadır.
Lenin’e, Stalin’e, Mao’ya, Marks’a sevgiyle bağlı bu gençler üniversitelerde neredeyse eğitimi durdurma seviyesine gelmiştir.
Üniversiteler Türkiye’nin gündemindedir.
Türk Bayrağına saldırmak, Atatürk büstüne el uzatma küstahlığını gösteren o dönemin komünistleri, günümüzün Liberalist artıkları huzuru bozmakta, düzeni sarsmaktadırlar. Türk bayrağına el uzatan bu küstahların bileğine bir pençe yapışır. Bu çelikten pençe Türk Bozkurtları’nın pençesidir…
Atilla Han’ı, Bilge Kağan’ı, Alparslan’ı, Osman Bey’i, Fatih’i, Yavuzu ve nihayetinde Mustafa Kemal Atatürk’ü kendilerine bayrak edinen Başbuğ Alparslan Türkeş’in rahle-i tedrisatından geçen bu Türk Ülkücüleri bayrağına, dinine, devletine küfredenlerin karşısında bayrak olmuşlardır. Karşılarında çelikten bu duvarı görenler, yedi düveli karşısına alıp Kurtuluş Savaşı verilerek kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devletini SSCB isimli bir Komünist düzenin paryası durumuna getirmek istemektedirler.
SSCB de hayali olan sıcak denizlere açılma projesini gerçekleştirecektir. Ülkücüler oyunu bozmuştur. Kurdukları tezgâhları bozulan komünist artıkları artık ellerine silahlarını almışlardır. Evlerinden, memleketlerinden yüksek öğrenim için ayrılan bu gençler gittikleri şehirde öğrencilik yerine eşkiyalık yapmışlardır. Ülkücülerin üzerine çevirdikleri kızıl ve kalleş namluları ile Ülkücüleri şehit etmektedirler. İlk ülkücü şehidimiz Ruhi KILIÇKIRAN’dır…
1946 yılında Osmaniye’nin Raziyeler köyünde dünyaya gelen Ruhi KILIÇKIRAN, 1966 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazanarak Ankara’ya gelmiş ve Site Yurdu’na yerleşmiştir. 17 Aralık 1967 günü Ankara’nın soğuk kış gününde Ramazan- ı Şerifte niyetli dir Ruhi KILIÇKIRAN… İftar vaktinden sonra yurt kantinine gelen komünistler Allah’a ve Kitab’a küfretmeye başlamıştır. Ruhi Kılıçkıran karşılarında çelikten bir duvar olmuştur. Mübarek Ramazan gününde Allah’a ve Kitab’a küfreden bu Moskof uşağı kendini bilmezler ayyaşlıktan zor ayakta durmakta ve bir yandan da küfürler savurmaktadırlar. Tahammül edilir gibi değildir. Karşılarında bu aslanın duruşunu görenler silahlarına sarılmışlardır.
Kurşunlar yağar bu Ülkü Devinin üzerine… Sıkılan mermiler onun bedeninde milletin mukaddesatına sıkılmıştır..Ailesinden helallik alıp Çukurova’dan Ankara’ya gelen Kılıçkıran devletin yurdunda milletin mukaddesatına hakaret edenler tarafından kurşunlanmıştır.Elindeki kalemi, defteri ve kitabı şehidimizin kanları arasında kalmıştır. Ankara soğuktur. Yerler buz… Öğrenci kantininde yere serilir boylu boyunca bu Ülkü Devi… Çukurovanın Kürşad Yürekli yiğidi Ruhi KILIÇKIRAN uzun süre hastanede tedavi gördükten sonra 4 Ocak 1968 de şehit olur…
Bayrak olur KILIÇKIRAN…
Türk-İslâm Davamızın ilk şehidi 22 yaşındaki bu fidanın cenazesi memleketinde toprağa verilmiştir…
Çukurova’nın güneşinde yanmış teniyle Ruhi Kılıçkıran ne demişti de şehit edilmişti?
TÜRKİYE CUMHURİYETİ BÖLÜNMEZ BİR BÜTÜNDÜR…
BU DEVLETİN BAYRAĞI AY YILDIZLI ALBAYRAKTIR…EZAN DİNMEZ BAYRAK İNMEZ…
Necdet Başpınar Osmaniye.

Leave A Reply

Your email address will not be published.