Pandemi döneminde tüketilmesi gerekenler!

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN…

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için güne kahvaltıyla başlamanın ve herhangi bir sağlık problemi yoksa her gün bir yumurta tüketilmesi gerektiğini belirten Küçük, “Tam tahılları tüketmeyi ihmal etmeyin.

Yağlı tohumları beslenmenize ekleyin. Badem, yer fıstığı, ay çekirdeği, fındık gibi yağlı tohumlar bağışıklık sistemini destekleyen E vitamini içerir. Bu nedenle beslenmenizde mutlaka yağlı tohumlara yer verin.

İMMÜN SİSTEMİNİN EN GÜÇLÜ DESTEK KUVVETLERİNDEN BİRİ…

Bağışıklık sistemi söz konusu olduğunda ön plana çıkan ögeler ise A, C, E vitaminleri ile çinko minerali oluyor. Omega-3 yağ asitleri de yine immün sisteminin en güçlü destek kuvvetlerinden biridir. Mevsime uygun beslenerek aslında bu saydığımız tüm besin ögelerini, kolaylıkla bağışıklık sistemimize sunabiliyoruz. Özellikle de mevsimine göre taze sebze, meyve tüketimi çok önemlidir. C vitamini ve beta karotenden zengin sebze, meyveleri diyetimizde bulundurmalıyız.

Çinko içeren balık, yumurta, sütle birlikte tam buğday içeren tahıl ürünlerini de tüketmeliyiz. Keten tohumu, omega 3 kaynağı olarak bilinir ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcıdır. Maydanoz, yeşilbiber, portakal, kivi, enginar gibi sebze ve meyveler yüksek miktarda C vitamini; zeytinyağı, ceviz, kaju ve türevleri E vitamini; havuç, ıspanak, brokoli, pırasa, bal kabağı gibi sebzeler ise bir A vitamini türevi olan beta karoten içerir.

 

DOĞAL ANTİBİYOTİK OLARAK BİLİNEN…

Doğal antibiyotik olarak bilinen sarımsak hem yemeklerimizin vazgeçilmez bir lezzeti hem de sağlık için şifa olarak kullanılır. A, B, C vitaminleri, sülfür bileşikleri, aminoasitler, kalsiyum, çinko magnezyum minerallerini içerir. Sarımsak bağışıklık sistemini güçlendirir. Çorbalarda ve et yemeklerinde kullanılabilir. Taze zencefil B6 vitamini, C vitamini, kalsiyum, demir, magnezyum, potasyum, manganez ve lif açısından zengindir. İçtiğiniz suya ceviz büyüklüğünde taze zencefil ekleyebilirsiniz” dedi.

BU DÖNEMDE DAHA FAZLA ÖNEM VERMEMİZ GEREKİYOR

Virüse karşı koruma sağlarken probiyotikten zengin besinlere de ağırlık verilmesi gerektiğini belirten Küçük, “Vücudumuzun savunma askerleri yani bağırsaklarımız bağışıklık sistemimizi oluşturuyor. Biz bu süreç içinde beslenmemize ve bağışıklığımızı güçlendirecek besinleri ne kadar çok tüketirsek o kadar koruyucu önlemleri artırmış olacağız. Bizim doğal probiyotiklerimiz arasında yoğurt, evde yaptığımız kırmızı pancar turşusu ve suyu var. Koronavirüsüne karşı bağışıklık sistemimizi güçlendirmek amaçlı probiyotikten zengin besinlere bu dönemde daha fazla önem vermemiz gerekmektedir” şeklinde konuştu.

Tüm dünyada binlerce can alan ve koronavirüs salgını karşısında bizim yapabileceğimiz iki şey var. Bunlardan bir tanesi evde kalmak, diğeri de bağışıklık sistemimizi elimizden geldiğince güçlü tutmak. Başta koronavirüs olmak üzere birçok hastalık yapıcı organizmaya karşı en güçlü silahın sağlam bir bağışıklık sistemi olduğunu da uzmanlar altını çize çize tekrarlıyor…

Uzmanların sağlıklı bireyler için önerdiği günlük selenyum tüketim miktarları şöyle: Doğumdan 6 aya kadar 15 mikrogram, 7 aydan 3 yaşa günlük 20 mikrogram, 4-8 yaş arası günlük 30 mikrogram, 9-13 yaş arası 40 mikrogram, 14 yaş ve üzeri 55 mikrogram. Peki hangi yiyecekler selenyum açısından zengin ve bu yiyecekleri nasıl tüketebilirsiniz? İşte cevabı…

Brezilya fındığı en zengin selenyum kaynaklarının başında geliyor. 6-8 adet Brezilya fındığında 544 mikrogram selenyum bulunuyor.

Yani yetişkinler için birkaç günde bir 2-3 adet Brezilya fıstığı yemek oldukça bol miktarda selenyum alımı demek.

Balıkların ve deniz ürünlerinin birçoğunda bol miktarda selenyum var. Sardalya, somon, karides, istiridye gibi deniz ürünlerinin hepsi 40 ila 65 mikrogram civarı selenyum içeriğiyle olmazsa olmazlardan.

Dana eti de güçlü bir selenyum kaynağı. Tüketilen etin dananın neresinden alındığına bağlı olarak selenyum miktarı değişiyor ama 1 dilim biftekten 33 mikrogram, 1 dilim dana ciğerinden 28 mikrogram, 1 porsiyon kıymadan ise 18 mikrogram selenyum alabilirsiniz. Ancak Çinli doktorun salgın sürecinde “Bağışıklık sistemini güçlendirmek için dengeli beslenme, iyi dinlenme, iyi uyku ve paniğe kapılmamak önemli. Çin tıbbına göre Covid-19 virüsünün özelliği “nemli patojen”, bu nedenle beslenme konusunda dana eti, koyun eti ve zor sindirilen yağlı yemekleri daha az yemelisiniz. Bu yemekler nemli patojene yol açıyor.” uyrasını da dikkate alarak dengeli beslenmeye dikkat etmeliyiz.

Kırmızı ete alternatif olarak tüketebileceğiniz hindi eti önemli bir selenyum kaynağı. 85 gram kemiksiz hindi etinde 31 mikrogram kadar selenyum bulunuyor.

Tavuk oldukça zengin bir selenyum kaynağı. 85 gram beyaz tavuk etinde 22 ila 25 mikrogram civarında selenyum bulunuyor.

Lor peyniri önemli bir selenyum deposu. 1 su bardağı kadar lor peynirinde 20 mikrogram yani günlük ihtiyacınızın yüzde 30’u kadar selenyum bulunuyor.

Yumurta önemli bir selenyum kaynağı, hatta piyasada selenyum açısından zenginleştirilmiş yumurtalar da bulmak mümkün. Haşlanmış yumurtanın 1 tanesi 20 mikrogram selenyum içeriyor ama haşlanmış yumurta sevmiyorsanız üzülmeyin. Başka şekilde pişmiş yumurtalar da deneyebilirsiniz.

Esmer pirinç olarak da bilinen kabuklu pirinç selenyum açısından oldukça zengin. Beyaz pirinci kullandığınız her tarifte kullanabileceğiniz esmer pirinçten yapacağınız pilavın 1 bardak kadarında 19 mikrogram selenyum var.

Bitkisel selenyum kaynaklarından biri de günebakan ya da ayçiçeği çekirdeği. 1 avuç kadar çekirdek yediğinizde 19 mikrogram kadar selenyumu vücudunuza kolayca almış oluyorsunuz.

Kuru fasulyenin 1 su bardağı kadarı 13 mikrogram civarı selenyum içeriyor. Esmer pirinçle yapacağınız pilavın yanında bir de etli kuru fasulye pişirip işinizi sağlama alabilirsiniz. Yine tekrarlıyoruz; yetersiz selenyum tüketimi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecekken, aşırı selenyum tüketiminin de zararlı etkileri olabiliyor. Dolayısıyla bu konuda aklınıza takılan bir nokta varsa bunu doktorunuza mutlaka danışın.

Keten Tohumu

Keten bitkisinin tohumlarından elde edilen keten tohumu daha çok öksürük, soğuk algınlığı ve kabızlık gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılıyor ancak son zamanlarda hayvanlar üzerinde yapılan birtakım deneyler; keten tohumunun melanom, meme ve prostat kanseri gelişimini önlediğini kanıtladı.

Siyah Üzüm

Siyah üzüm çekirdeğinde bulunan resveratrol, güçlü bir antioksidan olmakla beraber, özellikle kan kanseri, akciğer, prostat, kolon ve pankreas gibi türlerde kanserli hücreleri yok etmesiyle biliniyor. Taze siyah üzümü çekirdekleriyle günde 1 salkım veya çekirdekli kuru üzümü 1 avuç tüketmeniz, size şifa kapılarını açacaktır.

Mantar

Bağışıklık düzenleyici ve tümör karşıtı etkilere sahip olan mantar, içeriğinde bulunan betaglukan ve polisakkarid-protein kompleksleri ile hücresel bağışıklığı güçlendirerek kanserli hücrelerle savaşıyor.

Zerdeçal

Hemen hemen bütün kanser türlerinde hem koruyucu hem de iyileştirici etkisi bulunan bitkilerden biri olan zerdeçal, doğada bulunan en güçlü anti-oksidanlardan biri olan kürkümini barındırıyor.

Yeşil Çay

Yeşil çay, antioksidan etkisine bağlı olarak, tümör oluşumunda ve gelişiminde rol oynayan genleri, enzimleri ve proteinleri düzenleyerek tümör oluşumunu engelliyor ve tümörlerin beslenmesini önleyerek kanser hücrelerinin yok olmasını sağlıyor. Ayrıca, damar sistemi hücreleri üzerinde etkisi de büyük.

Sarımsak

Damar genişlemesi ve kolesterolü düşürmesinin yanı sıra, damar hastalıklarına da olumlu etkileri bulunan sarımsağın, düzenli tüketildiğinde gırtlak kanserini önlediği görülmüştür. Ayrıca sarımsağa aromasını veren ‘alisin’ maddesi dünyanın en güçlü anti-oksidanı.

Turp

Kış sofralarının vazgeçilmez besini olan turp, birçok kanser türünün üremesini engelleyen aktif maddeler barındırıyor.

Domates

Domatesin içerisinde bulunan ve insan vücudunun üretemediği likopen, domateste %85 oranında bulunuyor. Çok güçlü bir antioksidan olan likopen, birçok kanser türüne ve kalp damar hastalıklarına karşı koruyor.

Zencefil

Zencefil, kanserden koruyucu etkisinin yanı sıra, kemoterapi sonrası kusmalara karşı adeta bir mucize görevi görüyor.

Spirulina yosunu

Maryland Tıp Merkezi Üniversitesi’ne göre, bir takım çalışmalar spirulinanın bağışıklığı iyileştiren ve kanseri önlemeye yardımcı olan antikorların üretimini artırdığını gösteriyor. “B, E, K vitaminleri ve beta karoten yönünden de zengin olan bu besin, bünyesinde bulundurduğu demir ve magnezyumla da birlikte, özellikle meme kanseri hücrelerinin gelişimini engelliyor.

BALIK:Hastalık yapan bileşiklerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlayan Omega-3 almak için haftada 2-3 kez balık tüketin..

PORTAKAL: C vitamini zengini portakal ve kivi soğuk algınlığı ile grip gibi hastalıklardan koruyor.

YUMURTA: Yeterli protein almak bağışıklık sisteminin güçlenmesi için önemli. Yumurta da protein kaynağıdır.

KARALAHANA: Hem çok güçlü bir antioksidan hem de kuarsetin içeriği ile anti kanser, anti viral etkilere sahip.

BAKLAGİLLER: Bağışıklığı güçlendirmek için vitamin ile minerallerden zengin beslenmek ve yeterli protein almak önemli. Mercimek ve nohut gibi baklagiller bu şartları yerine getirir.

NAR: “Antioksidan kaynağı nar güçlü bir bağışıklık sistemi için olmazsa olmaz besinlerden.

KEFİR: Probiyotikten zengin olan kefirin her gün 1 su bardağı kadar tüketilmesi bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı oluyor.

Haber Merkezi

Leave A Reply

Your email address will not be published.